AKRABA EVLİLİĞİ VE RİSKLERİ

AKRABA EVLİLİĞİ VE RİSKLERİ , SAKINCALARI
Aynı soydan gelen kişilerin yaptığı evliliğe akraba evliliğidenir. Akrabalık; anne soyundan gelebileceği gibi baba soyundan da gelebilir. Her ikisi de aynı derecede önemlidir. Akraba evliliği genel olarak iki derecede incelenir: Anne veya babalarından biri kardeş olan bir çiftin yaptığı evliliklere 1. derece akraba evliliği (Kuzen Evlilikleri) denir. Büyükanne veya büyükbabalarından biri kardeş olan çiftlerin yaptığı evliliklere ise 2. derece akraba evliliği (Torun Evlilikleri) denir.

Akraba evliliği toplumumuzda bir çok başka ülkede olduğu gibi ciddi bir tıbbi sorundur. Genetik hastalıkların sıklığını olumsuz etkilemesi nedeniyle üzerinde önemle durulması ve tartışılması gerekir.
Türkiye’de akraba evliliği sıklığı Hacettepe Nüfus Etüdleri Enstütüsünün 1983 yılında yaptığı çalışmada % 21.10 olarak bildirilmiştir.

Akraba evlilikleri ne tür risklere yol açar?
Akraba evliliği yapanlarda ölü doğum sıklığının normal topluma göre yaklaşık 2 kat arttığı bildirilmiştir (Normal toplumda %1.24, akraba evliliklerinde %2.14). Düşük ve ölü doğumlar birlikte ele alındığında aynı artış yine dikkati çekmektedir (Normal toplumda %5.21, akraba evliliklerinde % 10.55). Yenidoğan kayıpları açısından bakıldığında ise %50 lik bir artış söz konusudur (Normal toplumda %10.76, akraba evliliklerinde %16.29). Ayrıca akraba evliliklerinde doğumsal kusurların 10 kat arttığı bildirilmektedir.

Akraba evlilikleri otozomal resesif (çekinik) ve çok faktörlü kalıtım gösteren hastalıkların görülme sıklığını arttırmaktadır. Genler anne babadan çocuklara özelliklerin nakledilmesini sağlayan yapılardır. Anne babadan çocuklara aktarıldıkları içinde aynı aile içinde genler arasında benzerlik ihtimali çok yükselmektedir. Akraba evliliği ile görülme riski artan hastalıklarda da her iki eşte de aynı tip bozuk genlerin olması gereklidir. Akrabalar arasında genler arasında benzerlik sıklığı arttığı için hastalıklı çocuk sahibi olma ihtimali de akrabalar arasında artmaktadır.

HAMİLELİKTE KALSİYUM İLACI KULLANIMI

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) KALSİYUM İLACI KULLANIMI VE SÜT, YOĞURT TÜKETİMİ
Kalsiyum (Calcium, Ca) alımının yeterli düzeyde olması kadınlar için sadece hamilelik döneminde değil hayatın her döneminde önemlidir. Hamilelik döneminde kalsiyum annede kemik erimesi gelişmemesi için ve bebekte kemik, diş gelişiminin sağlıklı olabilmesi için gereklidir. Bunun dışında da kalsiyumun vücutta çeşitli görevleri vardır. Gebelik döneminde yeterli kalsiyum alınmazsa bebeğin gelişimi için gereken kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır, bu da annede kalsiyum eksikliğine ve ileriki yıllarda kemik erimesi (osteoporoz) oluşmasına zemin hazırlar.

Hamilelikte kalsiyum ihtiyacı ne kadardır?
Gebelik döneminde bir kadının günde 1000 miligram (1 gram) kalsiyum alması gerekir. Eğer kadın 18 yaş altında ise günlük kalsiyum ihtiyacı 1300 mg’dır.

Hamilelikte kalsiyum ilacı takviyesi kullanmak gerekir mi?
Hamileler için günlük belirlenen 1000 mg kalsiyum ihtiyacı yiyecek ve içeceklerle yeterli miktarda alabilen hamilelerin ayrıca kalsiyum ilaç takviyesi kullanması gerekmez. Ancak besinlerle yeterli miktarda kalsiyum alamayan hamilelere ek kalsiyum ilaç takviyesi gerekir.
Gebelikte kullanılan multivitamin hapları da kalsiyum içerirler ancak bunlarda genellikle 125 mg civarında az miktarda kalsiyum bulunur. Anne adayı besinlerle yeterince kalsiyum alamıyorsa buradan gelecek 125 mg kalsiyum yeterli olmaz. Bu nedenle süt, yoğurt gibi kalsiyumdan zengin besinler alamayan anne adaylarına vitamin hapı dışında ayrıca kalsiyum hapları (genellikle suda eriyen haplardır) verilir.

GEBELİK ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER

GEBELİK (HAMİLELİK) ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER
Çiftlerin bir kısmı evlenir evlenmez çocuk sahibi olmaya karar verirler, bir kısmı da evlendikten bir süre sonra çocuk sahibi olmaya karar verirler. Çocuk sahibi olmaya karar veren çiftlerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlardan en önemlilerini madde madde sıralamak gerekirse:

– Doktorunuza hamile kaldıktan sonra değil, hamile kalmaya karar verdiğinizde başvurmalısınız. Size gebelik hakkında, gebeliğe hazırlık döneminde dikkat etmeniz gerekenler konusunda bilgiler verilecektir. Gebelik öncesi bazı tahliller yapılacaktır.
– Gebelik planlayan her çiftin bebekte nöral tüp defekti denilen anomalilerin önlenmesi için gebe kalmadan önce folik asit vitamini kullanmaya başlaması gerekir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklyarak ulaşabilirsiniz.
– Hamile kalmanızı kolaylaştırmak için yumurtlama günlerine yakın günlerde ilişkiye girmelisiniz. Hamile kalmayı kolaylaştıran faktörler konusunda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
– Her an hamile kalma ihtimalinizi göz önünde bulundurarak gebeliğe zarar verebilecek ilaçları kullanmamaya dikkat etmeniz gerrekir. Doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç kullanmamanız gerekir.
– Benzer şekilde röntgen (radyasyon) alanlarında bulunmamalısınız.
– Sigara ve alkol gibi alışkanlıklarınız varsa bunları gebeliğe hazırlık ve gebelik döneminde (hatta mümkünse tamamen) bırakmanız gerekir.
– Yeni evli bir çift iseniz evliliğinizin 1 yılı dolmadan “neden hala gebelik oluşmadı” şeklinde kaygı ve stresten uzak durmanız gerekir. Stres ve kaygı hamilelik isteyen bir çift için zarar getirecektir. Çiftlerde hamilelik oluşması için normalde beklenen süre 1 yıldır (aralıksız 12 ay korunmasız düzenli cinsel ilişki)
– Gebelik oluşması için ideal cinsel ilişki sıklığı haftada 2 keredir.
– Düzenli egzersiz ve spor gebelik öncesinde kendinizi hem fiziksel hem psikolojik olarak iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Ayrıca gebelikten önce bu tür aktivitelerde bulunmak gebelik sırasında egzersiz yapmanızı kolaylaştıracaktır.
– Aşırı kilolarınız varsa hamileliğe hazırlık döneminde bunlardan bir diyetisyen yardımıyla kurtulmanız size gebelik ve doğum konusunda fayda sağlayacaktır.
– Yaşınız 35’ten büyükse hamile kalma potansiyelinizin (over rezervi) değerlendirilmesi için bir kadın doğum uzmanına başvurmanız önerilir. Hamileliğin oluşması için ve doktorunuza başvurmanız için daha genç yaşlarda olduğu gibi 1 yıl beklememelisiniz.
– Hipertansiyon, diyabet, guatr, anemi veya başka bir sistemik hastalığınız varsa bunlarla ilgili doktorunuza tekrar başvurmalısınız ve gebeliğe hazırlık döneminde ve gebelik süresince planlanacak tedavileri görüşmeniz gerekir. Örneğin bazı ilaçlarınızın değiştirilmesi gerekebilir.
– Hamileliğe hazırlık döneminde dengeli ve düzenli beslenmeye özen gösterilmelidir. Hamileliğe münkün olduğunca normal bir kiloda başlanmalıdır. Aşırı kalori alımı sonrasında gelişecek obezite gebelik döneminde bazı sıkıntıları beraberinde getirecektir.